ULU YÖRÜKLER


Ulu Yörük Karakeçililer

“Ulu Yörük”, en eski yörük ve en köklü boy anlamına gelir. Kurtlar Vadisi dizisinin ilk yazarı ve ilk 60 bölümünün yönetmeni Osman Sınav, Türklerin gerçek derin milletini temsil eden  en derin Türk aşiretini ‘Karakeçili’ adıyla dizi yapıyor.  Benimde mensup olduğum, tarihimiz boyu  Anadolu insanın kardeşlik ve birliğinin simgesi olan bu soylu ve asil Türkmen aşireti, Osmanlı kayıtlarında ‘Ulu Yörük’ adıyla geçer. Karakeçili Türkmenleri denen bu soy, Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyuna mensuptur. Türk tarihçileri, Karakeçili kolunun Selçuklu ve Osmanlı Devleti zamanında  Anadolu birliğini sağlayan ve Türkiyemizi ebedî vatan yapan gerçek derin devlet ve millet olduklarını yazar.

Karakeçililer bugün Türkiye içinde birbirine çok uzak olmasa da farklı yörelerde yaşıyor. Devlete ve millete hizmet yolunda hiç bir fedakarlıktan kaçınmamışlardır. Hep devlete sadık kalmış olan Karakeçiller, ne olursa olsun asla  devletlerine isyan etmemiş belkide Anadolu’daki tek aşirettir.  Karakterleri oldukca mütevazi  ve merttir, çalışkanlardır. Yüzyıllardır ellerinin emeği, alınlarının teriyle geçinirler, derinden gayret gösterirler. Bilinmek, meşhur olmak istemezler, devletin ve milletin gerçek sahibi onlardır.

Devletin bekası tehlikeye düştüğü, iç ve dış düşmanlar ülkemizi ele geçirip, karabasanlar gibi milletimizin başında tebelleş olduğu dönemde 1876’da sultan olan II. Abdülhamid tarihi bir karar alır. Söğüt  başta olmak üzere Osmanlı’yı kuran asıl Türkmen aşireti olan Karakeçilileri  Osmanlı sarayının muhafazası için görevlendirir. Kuzgun leşe saldırdığında gerçek derin millete devleti korutmak vacip değil farz olmuştur.  II. Abdülhamid atası Yavuz Sultan Selim gibi Karakeçililere sancak verir ve kendilerine çok güvenir. Karakeçili Aşiret oymağının damgaları üç ok ve bir yaydır.

II. Abdülhamid, Alman İmparatoru 3. William’a Karakeçili aşiretinin mensuplarını tanıtırken, kendi akrabaları olarak takdim etmişti. Ayrıca aynı padişah Karakeçililerin bulunduğu bir alay meydana getirerek, bu alaya “Ertuğrul Alayı” adını vermiştir, ki bu da çok manidardır. Yine kendi adıyla oluşturduğu “Hamidiye Alayları”nda, ki bunlar da Çanakkale ve Doğu Cephesi’nde Ruslar, İran ve Ermenilerle olan çarpışmalarda önemli hizmetler ifa etmiştir, Karakeçililer yer almıştır.

Eskiden beri bir Kızılkeçililer vardır hünkâr elli, birde Karakeçililer vardır oba elli. Çadırlarını boyadıkları renge gore Kızılkeçili ve Karakeçili oymakları birbirlerinden giyim kuşam, çalışma sahaları ve sahip oldukları hayvanlara varıncaya kadar farklılıklar gösterirler.  Yani kendilerini Bozok ve Üçok diye ayırırlar.

Ünlü Oğuz Kağan Destanı’ndaki Bozok ve Üçok şeklindeki ayırım Raşiduddin ve Kaşgarlı Mahmut’un da tasnifleriyle tarihe mal oldu. Bu sınıflandırmaya göre, Bozoklar, Günhan, Ayhan ve Yıldızhan kollarına tâbi olan her biri dörder olmak üzere 12 boya ayrılmaktadırlar, ki bunlar Kayı, Bayat, Alkaevli, Karasevli, Yazır, Döğer, Dodurga, Yaparlı, Avşar, Kızık, Beğdili ve Karkın’dır. Üçoklar ise, Gökhan, Dağhan ve Denizhan kollarına bağlı, yine her biri dörder olmak üzere 12 boya ayrılmaktadırlar. Bunlar Bayındır, Peçenek, Çavundur, Çepni, Salur,  Eymur, Layıntlu, Üreğir, İğdir, Büğdüz, Yiva ve Kınık boylarıdır.

Moğol istilasının ardından Karakeçililer, bağlı bulundukları Kayı boyu ile birlikte, Türkistan-Horasan ve Anadolu çizgisinde göçe mecbur kaldılar. Bu göç esnasında reisleri Ertuğrul Bey idaresinde önce Ahlat’a yerleşen sonra  Anadolu’nun Batı ucuna gelen Kayı boyu ve Karakeçililer göçebe yaşayışını sürdürdüler. Anadolu’nun Türkleşmesinde büyük rol oynayan Karakeçililer, 11. yüzyıldan beri varlıklarını hissettirmişlerdir. Öncelikle Keçilü cemaatleri, başta Karakeçililer olmak üzere, Torosların baskın kolu Sarıkeçili, Teke Türkmenleri vs. gibi değişik adlarla Anadolu’nun birçok bölgesine yayılmışlardır. Doğudan batıya bu şekilde yayılan bu aşiretin muhtelif kolları şunlardır: Urfa, Siverek ve Suruç Karakeçililerinin varlıkları 15. ve 16. yüzyıllardan beri bilinmektedir. Urfa Karakeçilileri ile Bingöl’ün Simsor Karakeçilileri Doğu Anadolu ZazaTürk aşiret grupları içinde yer alır. Özellikle Urfa’nın, Siverek, Viranşehir ve Suruç havalisinde yaşayan bu Karakeçililer Fars ve Kürtlerin etkisinde kaldı, bir kısmı Araplaştı. Siverek Karakeçilileri kendilerini Türkmen olarak kabul eder, yaşadıkları köylerinin adları tamamen Türkçedir.

Karakeçililer, Süleyman Şah ile Ertuğrul Gazi idaresinde, Fırat nehrini takip ederek Rakka üzerinden Anadolu’ya gelmişlerdir. Bu göç esnasında yaklaşık 8000 civarında Karakeçili Urfa yöresine gelmiş ve burada ikâmet etmişlerdir. Sonra bunların bir kısmı Konya, Bursa, Eskişehir, Bilecik ve Gaziantep’e yerleşmişlerdir. Bunun yanında yine Urfa’ya mücavir olan Halep ve Arappınar (Mürşitpınar) ile Elazığ çevresine yerleşenler de olmuştur. Elazığ Karakeçililerine “Çarsancaklı” denilmektedir. Gaziantep havalisine yerleşen Karakeçililer ise, “Albayramlar” adıyla anılırlar. Evvela Bilecik Pazaryeri Günyurdu köyünde yerleşik hayata geçen Karakeçili yörükleri, “Karakeçili oniki kalemdir” demek suretiyle, kendilerini 12 kola, 12 aşirette ayırır. Bu aşiret veya kollar şunlardır: Veliler, Poyrazlı, Kıldanlı, Softalı, Karakayalı, Talazlı, Şazlı, Hacıhalil, Hayyam Kethüda, Akça İnli, Özbekli, Karabakılı.

Osmanlı Arşiv belgelerine dayanarak önemli bir eser meydana getiren Cevdet Türkay’a göre Türkmen yörükanı taifesinden olan Karakeçililer, devletimizin ana kurucularıdır. Osmanlı İmparatorluğu’nda oymak, aşiret ve cemaatler üzerine yaptığı araştırmada Karakeçililerin yaygın olarak yaşadıkları sahaları şu şekilde belirledi: Adana, Diyarbekir, Siverek, Eskişehir, Siirt, Birecik, Ankara, Kütahya,  Ruha (Urfa), Rakka, Aydın, Kırşehir, Balıkesir, Haymana, Manisa, Trablus-Şam, Kula, Eşme (Kütahya), Bursa, Alaşehir. Bugün Eskişehir, Beypazarı, Sivrihisar ve Sultanönü civarında yaşayan Azizbeğlu ve Tos-bağa aşiretleri Karakeçililerin atalarıdır.

Batı Anadolu’da Bursa, Balıkesir, Kütahya, Eskişehir, Bilecik Bölgelerinde yaklaşık 150 tane Karakeçili köyü vardır. Özellikle; Karahisar, Ankara,Yörükköy, Safranbolu, Karabük, Karapürçek, Biga, Çanakkale, Cumali, Ortaköy, Aksaray, Gaylan, Bergama,İzmir, Karakeçili Çorum, Yozgat,Yeni kaş, Mersin, Aydıncık gibi il, ilçe, köy ve beldelerde yaşıyorlar. Karakeçililer aralarında Budak, Gündoğmuş, Tanrı verdi, Yıldırım, Güvendik, Sevündük, Yağmur, Durak, Yaramış, Türemiş, Satılmış, Durmuş, Aydın, Bektaşi, Oğurlu, Bozca, İnal, Karaca, Bayat, Kazlı, Salur, Dede Balı, Arslan, Tuman, Ağca, Menteşe, Turahan, Eymür gibi budun, kollar bulunuyor.
Millî Mücadele’de Urfa, Antep, Mardin ve Viranşehir havalisini İngiliz ve Fransız işgalinden kurtaran, Mustafa Kemal ile Yunanları topraklarımızdan kovan motor ve lider güç Karakeçililerdir. Atatürk’ü de koruyan ve kurtuluş savaşının vurucu gücü Karakeçili kökenli Yarbay Mehmet Arif Bey’in oluşturduğu özel “Karakeçili Müfrezesi”dir.






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Siteniz:
Mesajın:
ERTUGRULGAZİ KÜLTÜR SOSYAL VE YARDIMLAŞMA DERNEGİ
 
Bu websitesinin sahibi "Top liste" ekstrasını daha aktive etmemiş!
Facebook beğen
 
Reklam
 
ESKİŞEHİEDEN HABER
 
href="http://yurthaber.mynet.com/kategori/eskisehir-haberleri" title="Tüm Eskişehir Haberleri" target="_blank">
GENEL KÜLTÜR MAGAZİN
 
www.dostyurdu.com

 

 
www.konyakent.net

www.konyakent.net
www.dostyurdu.com
 
 

     
     
      
      
      






 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=